İyi karma ile tekrar doğuş zincirinden kurtulursunuz. © Beyza Elkovan

Jain M.Ö. 510 yılında ortaya çıktı. En eski dinlerden biri olarak kabul edilir. Jainizm hem felsefi bir öğreti hem de bir dindir. ‘Jain’ kelimesi, ‘Fatih’ anlamına gelen jina veya Jaina’dan türetilmiştir. Jain metinlerine göre “Ahimsa” en büyük Dharma’dır.

Temel kavramlarının başında “Ahimsa” adlı öğreti gelir. “Başkalarına zarar verme” ve “kimseyi incitme” anlamına gelen Ahimsa, bu dine mensup kişilerin günlük hayatlarında uyguladıkları bir felsefedir. İnsan hayvan bitkinin ayrımının yapılmadığı Jainizm dininde canlıların zarar görmesi engellenir.

Kurucusu; Rishabhanatha’dır. Kendisi aynı zamanda “ilk tirthankara” olarak nitelendirilir. “Tirthankara” öğretici ve yol gösterici anlamına gelir. Taoizmdeki karşılığı Ju zin, tasavvuftaki karşılığı ise insan-ı kamildir. Jainizmin 24. ve son tirthankarası ise Mahavira’dır. Batı kültüründe “Vardharmana” ismiyle de bilinir. Kutsal kitapları; Jain Agama’dır. Diğer adı Sidantalar dır.

Jain dininde Om işareti evrenseldir. Om, dinin köklüdür. Tüm felsefeler bu kökten türemiştir. Bunlar da dallarıdır. © Beyza Elkovan    

Yarım hilal sembolü ise Nirvana’dır. Kadınların kullandığı “Bindi” işareti de dişil enerjidir. Bu kısım Tanrıya ulaşma bölümüdür. Kişinin İçindeki tanrısal güçtür. Para, bilgi ve tanrısallık. Bu üçü olmadan hayatta başarı kazanılmaz.

Günümüzde Jainlerin sayısı 4 milyon kadardır. Jainler Hindistan’ın daha çok batı ve güney batı eyaletlerinde toplanmıştır. Rajastan ve Gujarat eyaletleri ile Bombay’da yoğun bir Jain nüfusu bulunur. Jainler çalışkan ve zeki insanlardır. Ticaret ve el sanatlarında yeterlidirler. Tapınakları çok temiz ve iyi dekore edilmiş durumdadır.

Jain’ler, Shvetambara ve Digambara adında iki büyük mezhebe bölünmüştür. Digambara mezhebindekiler daha katı inançlıdır. Digambara mezhebindeki Jainler manastır ve tapınaklardan dışarıya pek çıkmazlar. En iyi bilinen ve en tartışmasız Jain ilkesi Ahimsa veya şiddetsizliktir. Jainizm’de hiçbir canlıya zarar vermemenin gerekliliği hep vurgulanır. Bunun İngilizce’deki ifadesi “Live and Let Live” yani “yaşa ve yaşat” şeklindedir. Digambara mezhebindeki Jain Rahipleri bu ilkeye göre; hiçbir canlı varlığa zarar vermemeye çalışırlar. Yanlışlıkla herhangi bir böceği, karıncayı ezmemek için her zaman yanlarında taşıdıkları, son derece yumuşak olan tavus kuşu kuyruk tüyü ile oturacakları veya yürüyecekleri yeri süpürürler. Yolda otlara basmazlar. Meyveleri dalından kopartmaz, meyve yere kendiliğinden düşünce alıp yerler.

Sarnath-Varanasi de bulunan Jain Digambara Tapınağı fotoğrafı. © Beyza Elkovan  Tarih: 8 Kasım 2022

Bhagwan Mahavir Alıntıları

İhmalin (kayıtsızlık) ’karma’ olduğu ve ihmalin olmamasının karma olmadığı söylenir. Başka bir deyişle, dikkatsizlikle donatılmış eğilimler karmayı bağlar ve dikkatsizlik içermeyen eğilimler karmayı bağlamaz. Kendi karmana katlanmak zorundasın. Dünyadaki tüm yaratıklar, kendi gerçekleştirdikleri karma nedeniyle mutsuzdur. Ne kadar iyi ya da kötü olursa olsun, sonucuyla yüzleşmeden bir karmadan kaçamaz. Günahkâr bir varlığın üzüntüsü, ne aynı toplumdaki varlıklara, ne dost ve akrabalara mal olur. Üzüntü geldiğinde, kişi buna tek başına katlanmak zorundadır. Bunun nedeni, karmanın yalnızca yapanı (ajanını) takip etmesidir, başka kimseyi takip etmez.

Jainlere göre karma, bir kişinin yeniden doğuşunu iyi ve kötü eylemlerine göre belirler. Karma yasasına göre her iyi ve kötü eylem, bu eylemi yapan kişi üzerinde bir etkiye sahiptir. İyi karma, daha gelişmiş bir ruhsal ve fiziksel bedene ulaşmayı sağlarken kötü karmanın sonuçları olumsuz olur.

Bilim ve Jainizm:

Jain Dharma veya inanç yüzyıllar boyunca gelişmiş olmasına rağmen, bilimsel bir temelde evrensel felsefenin bu zengin mirası, birçok Jain kavramının şimdi her zamankinden daha fazla geçerli olduğu anlamına gelir.

Jainizm’in temellerini son bilimsel bulgular ışığında yeniden yorumlamak son derece önemlidir, çünkü bireylerin şu anda aradığı cevapların bir kısmı yüzyıllar önce Jainler tarafından verilmiştir.

*karmonlar: karmik maddeyi oluşturan son derece küçük parçacıklara denir. Ruha gömülüdür, sonsuz mutluluk gibi ruhun doğasında var olan temel özellik. Yani bir anlamda karmik parçacıklar DNA ‘dan çok daha inceliklidir.

İnancın özünün bir özeti ‘Dört Yüce Gerçek‘ olarak adlandırılabilir.

Kadim kutsal metinlerden alınan bu metinler, ruh ve karmanın temel Jain ilkelerini tanımlamak için modern bilimin sözcük dağarcığını kullanır. Bu gerçekler ruhsal özgürlüğe giden yolu belirler.

Karmak madde kavramları ve karmanın yeniden doğuş döngüsü boyunca çalışması bilgisayara benzetilir. Duygusal zeka üzerine yapılan çağdaş araştırmalar, iyi bir Jain olmak İçin dinlemenin ve empatinin hayati öneminin altını çiziyor. Dört asıl gerçek ‘üç mücevher ‘ ve svastika gibi Jain doktrininin diğer özetleriyle ilgilidir. Jain felsefesinin iki ayırt edici unsuru, “nitelikli idda”=syad- vada ve “ birçok açıdan gerçek”=anekanta-vada dır. Bu felsefi yaklaşımlar, bireyin tüm gerçeği kavrayamayacağını vurgulayarak insan denetimindeki belirsizliği kucaklar.

Karmik süreç ve karmadan kurtulmanın yolu;

Karmon kavramları ve karmik aktivite, üçüncü asil hakikate kapsanan karmik madde aracılığıyla doğum ve yeniden doğuş döngüsünün açıklanmasına yol açar. İnsan oğlu, bilinçli bir çaba veya düşünme olmaksızın, faaliyet yoluyla karmonları alır ve etkileri gerçekleştikten sonra bir kısmını atar. Böylece ruh bir bilgisayar olarak düşünülebilecek şeye sahiptir. Karmik kayıtlar önceki kayıtlardan yani geçmiş yaşamdan bazı görevleri dikte eder. Bu karma süreci Jain felsefesi aracılığıyla “Dört Kötü Şey “durdurulabilir ve rehabilite edilebilir.

Yıkıcı olumsuz tutkular (Kaşayas) veya duygular;

Öfke- krodha

Açgözlülük-lobha

Gurur, Ego- mana

Yanılsama, Aldatma- maya

Kurtuluşa götüren Jain Dharma’nın Dört asil gerçeği, Budizm’in Dört Yüce Gerçek” kavramını yansıtır.

Jainizm’in temeli, karmik evrenin varlığını öne süren ilk asil gerçek ile başlar. Jain inancının nihai sonuna ulaşmanın yolunu sunar veya özgürleşmiş ruh yani mokşa’ya ulaşmak.

Dört asil gerçek, “üç mücevher (ratna-traya) ile bağlantılıdır. ”Ratna-traya” Jainizm temellerini oluşturan ve onsuz ruhsal ilerlemenin imkansız olduğu üç mücevherden oluşur.

Jain Dharma’nın Dört Yüce (Asil) Gerçeği;

1.Dukkha-acı ve tatminsizlik vardır

2.Samudaya-ızdırap arzulara bağlılıktan kaynaklanır.

3.Nirodha-arzuya bağlılık sona erdiğinde ıstırap biter.

4.Magga’yı uygulayarak kazanılabilir-sekiz katı yol, acı çekmekten kurtulmak.

Jainizm’deki bir ruhun karmasının sadece eylemlerle değil, düşüncelerle bile değiştiğini savunur. Bu nedenle, birinin kötülüğünü düşünmek bile bir “karm-bandh”a veya kötü karmada bir artışa katlanmak anlamına gelir. Bir ruh karm-bandh’tan yani kötü karmadan kurtulmayı başardığı anda dünyevi meselelerden kurtulur.

Ruhsal ilerlemede Gerekli Ratna-traya “Üç Mücevher” şunlardır;

1.Samyak darshan- Doğru inanç (algıda rasyonellik) anlamına gelen doğru içgörü veya gerçekliğin uygun görüşü.

2.Samyak dhyan- Samyak jnana-Doğru bilgi (düşüncede rasyonellik) Jainizm’in ilkelerine inandıktan sonra onları öğrenmeli ve doğru şekilde bilmelisiniz.

3.Samyak charitra- Doğru davranış (davranışta rasyonalite) Jainizm ilkelerine inanan ve bilen kişi bunları uygulamaya koymalıdır. Bunları sağlarsanız nirvanaya ulaşırsınız.

* Yatay olan beden dikey olan ruhtur. El işareti, iki kişi kavga ediyorsa onları durdurur. Şiddeti durdurma, şiddete karşıyız. ©️ Beyza Elkovan

Reenkarnasyon ve aydınlanmaya ulaşma inançları yönünden Budizm ile aynıdır.

Jainizm ve Budizm, birbirine yakın bir dönemde kuruldu.

Karma, Jainzm’deki kapsayıcı bir psiko-kozmoloji içindeki temel ilkedir. İnsan ahlaki eylemleri, ruhun göçünün temelini oluşturur. Ruh, sonunda kurtuluşa ulaşana kadar geçici dünya içinde kapana kısılmış bir yeniden doğuş döngüsüne hapsolmuştur. Kurtuluş, bir arınma yolunu izleyerek elde edilir.

Jainizmde Karma;

Her eylemin, her kelimenin, her düşüncenin görünür, görünmez, aşkın bir etki yaratması anlamına gelir. Karma kelimesinin genellikle “etki” anlamına geldiği anlaşılır, ancak hem etki hem tepki anlamına gelir.

Jainizm’e göre karma, tüm evreni kaplayan çok ince ve mikroskobik parçacıklardan yani pudgalardan oluştuğu için karmik kir olarak adlandırılır.

Karmalar, zihin, konuşma beden faaliyetlerinin yanı sıra çeşitli zihinsel eğilimler tarafından yaratılan titreşimler nedeniyle ruhun karmik alana çekilir. Dolayısıyla karmalar, bir ruhun bilincini çevreleyen süptil maddedir. Bu iki bileşen, yani bilinç ve karma etkileşime girdiğinde, şu anda bildiğimiz hayatı deneyimliyoruz. Tattvarthasutra’dan alıntı yapan Herman Kuhn, karmaları şu şekilde tanımlar: yaşamımızın temalarını, onlardan en uygun bilgiyi elde edene ve bu temalara olan duygusal bağlılığımız düşene kadar derinlemesine deneyimlememizi sağlayan bir mekanizma.

Jainizm’de Astroloji

Jainizm’in tamamen karmaya dayalı Jain felsefesine göre gezegenler bize iyi ya da kötü bir şey yapmaz. Jainizim’deki astroloji, gezegenin konumlarının geçmiş karmaya dayalı olduğuna inanır. Jain astroloji duygusu, olayların oluşumunu öngörür.

Karmanızdan kaçamazsınız. Karmanızın etkilerini yaşamanıza engel olacak hiçbir güç yoktur. Kendi karmanıza katlanmalısınız ve burada astroloji, karmanız doğrultusunda gezegen konumlarını hesaplayan bilimdir.

Jainizm, bir kişi öldüğünde ruhun başka bir vücuda girdiğine inanır. Bu dönüşüm için prahar gereklidir ve astrolojiyi incelemek için kabul edilir. Tam doğum zamanı sadece göbek kordonunun kesildiği zamandır. Burç ve gelecek buna göre tahmin edilir. Astroloji döngülerle ilgilidir. Doğum haritanız, doğduğunuz anın bir yıldız veya titreşimsel bir anlık görüntüsüdür, sonsuza dek dönen gezgin gezegenler arasında oluşan açıların bir incelenmesidir.

Farklı açılar, geometrik olarak nasıl aktıklarına göre farklı anlamlara sahiptir, dolayısıyla 60 veya 120 derecelik bir açı suyun nasıl kristalleştiğini gösterir, bu nedenle bu olumlu bir açıdır, ancak 90 ve 180 kareleri ve karşıtlıkları temsil eder ve içinden geçilmesi gereken bazı zorlukları sembolize eder. Çemberi her biri 30 derecelik 12 sektöre ayırdık ve çeşitli özelliklerini çeşitlendirmek için 12 zoolojik zodyak işareti atadık. Gezegenler zorlamaz, iterler!

Gezegenlerin hareketi tüm evreni etkiler ve bu değişim insan vücudunu etkiler. Bunun nedeni, evrenin ve insan vücudunun maddesinin aynı olmasıdır. Vücuttaki kimyasal değişim, ruh ve karma arasındaki bağı dönüştürür. Buna göre iyi değişiklikler iyi etkiler, kötü değişiklikler kötü etkiler verir. Ve bunların hepsi kişinin karması ile ilgilidir. Jainizm öğretisinde astroloji maneviyata yönlendirir ve egoyu yok eder. İyi ya da kötü tüm eylemlerinizi analiz etme ve düzeltme sürecidir. Jainizm, tüm eylemlerinizin zaten sabit olduğunu ve yalnızca yapmanız gerekeni söyler. Bu nedenle, duygularınızın sizi ele geçirmesine asla izin vermemelisiniz. Tüm başarılarınız ve başarısızlıklarınız zaten yazılmıştır, bu da bu doğumda hiçbir şey yapmadığınız anlamına gelir. Tüm bu sonuçlar, geçmiş karmalarınızın doğrudan etkileridir. Tüm metodoloji, yalnızca tam bir inançla tüm çabayı gösterirseniz egonuzu tamamen ortadan kaldırmaya çalışır ve başarılı olur. Jain astroloji ve maneviyat teorisini anladığınızda, kendinizi yeni karmalar üretmekten kurtarırsınız. Tüm geçmiş karmalarınız da sona erer. Sonunda, Jain Felsefesinin tek amacı olan Moksha’ya ulaşırsınız.

Jainizm’de ölüm;

Astroloji gibi Jainizm’in de kişinin hayatının yönüne ve sonuna karar veren derin maneviyatla ilgili olduğunu anlayacaksınız.

Janizm’de tenasüh” ve “Ruh göçü” ismiyle bilinen reenkarnasyon inancı vardır. En farklı özellikleri intiharın serbest olmasıdır. Rahipler Meditasyona girerek kendilerini ölüme hazırlarlar.

Yaşamın amacı, ruhu engelleyen karmadan kurtularak Nirvana’ya (Moksha) ulaşmak ve yeniden doğuş döngüsünden kurtulmaktır. Kişi bunu insan formunda hiçbir canlıya zarar vermeyerek ve feragat dolu bir hayat yaşayarak başarabilir. Kişi maksh’ya ulaşmazsa, ölümden sonra ruh ya yeniden Dünya’ya gelir ya da cehennemde cezalandırılır. Cennetin de farklı seviyeleri vardır.

Jainizm’de astroloji, herhangi bir sonuç üretmek için birlikte çalışan beş temel faktör içerir.

Jain Astroloji  © Beyza Elkovan

Kaal           Zamanı temsil eder

Swabhav     Doğa ve eğilim anlamına gelir

Purakrit       Geçmiş karma ile ilgilidir

Niyati          Olması gerekendir

Pursharth     İnsan çabasıdır

 

 

Güneş     Swami Padma Prabhu

Ay         Swami Chandra Prabhu

Mars       Rab Vasupujya

Merkür    Lord Vimalnath

Venüs     Lord Suvidhinath

Satürn    Lord Munisuvrat

Rahu       Lord Neminath

Ketu        Lord Mallinath

 

 

BEYZA ELKOVAN

Kaynakça:

1- Zafer Bozkaya Hindistan Gezi Rehberi

https://hindistangezi.com/jain-dini-kokeni/

2- Hürriyet

https://www.hurriyet.com.tr/amp/egitim/jainizm-nedir-jainizm-dini-ne-zaman-ve-nasil-ortaya-cikmistir-jainizm-tarihi-ozellikleri-ve-kurucusu-hakkinda-bilgi-41653059

3- Wikipedia

4- manas.madrecha.com/blog/bhagwan-mahavira-quotes-jainism-mahavira-jayanti/

5- jainpedia.org/themes/principles/jain-beliefs/jainism-in-scientific-terms/

6- Jainsquare.wordpress.com/2011/07/24/what-is-karma-in-jainizm/

7- jain108academy.com/jains

8- jothishi-com.translate.goog/astrology-in-Jainizm

https://jothishi.com

9- Digambara mezhebi rahibi Tara Jain’in izni alınarak fotoğraflar çekilmiştir ve bilgiler tarafımca paylaşılmıştır.

0 Yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir